ACT yaklaşımı
Kabul ve Kararlılık Terapisi Nedir?
Kabul ve Kararlılık Terapisi, kişinin iç dünyasıyla sürdürdüğü yıpratıcı mücadeleyi azaltıp seçtiği değerlere daha yakın davranmasına yardım etmeyi amaçlar.
Ücretsiz değerlendirme seansı için yazın“Kabul” pasiflik değildir
Bu yaklaşımın adındaki kabul kelimesi bazen yanlış anlaşılır. Kabul, olan bitene razı olmak, haksızlığa sessiz kalmak veya değişimden vazgeçmek değildir. Klinik anlamda kabul, kişinin o anda var olan duygu, düşünce ve beden duyumuyla gereksiz savaşı azaltmasıdır.
Bir duyguya yer açmak, o duygunun istediği her şeyi yapmak anlamına gelmez. Tam tersine, kişi duyguyla boğuşmaya daha az enerji harcadığında davranış alanı açılabilir. Kabul, davranışsal pasiflik değil; içsel mücadeleyi azaltıp dış dünyada daha bilinçli hareket etmektir.
“Kararlılık” büyük söz değil, küçük davranıştır
Kararlılık kelimesi de bazen irade gücü gibi anlaşılır. Oysa ACT’de kararlı eylem, kişinin değer verdiği yönde küçük, gözlenebilir ve sürdürülebilir adımlar atmasıdır. “Artık değişeceğim” demek yerine, bu hafta hangi durumda hangi davranışı deneyeceğini belirlemek daha klinik bir çalışmadır.
Bu nedenle süreçte hedefler değerlerle ilişkilendirilir. İyi bir ebeveyn olmak, yakın ilişkilerde daha açık olmak, mesleki gelişimi sürdürmek veya bedene daha iyi bakmak gibi yönler somut davranışlara çevrilir.
Düşüncelerle ilişki değiştiğinde davranış alanı genişler
Kabul ve Kararlılık Terapisi düşünceleri düşman olarak görmez. Zihin tehlike arar, karşılaştırma yapar, geçmişten ders çıkarır, geleceği tahmin etmeye çalışır. Sorun, zihnin ürettiği her cümlenin mutlak gerçek ve davranış talimatı gibi alınmasıdır.
“Yetersizim”, “dayanamam”, “rezil olurum” veya “önce emin olmalıyım” gibi cümleler kişinin bütün kararlarını yönetmeye başladığında hayat daralabilir. Ayrışma çalışmaları, bu cümleleri bastırmadan daha mesafeli görmeyi hedefler.
Kimler için anlamlı olabilir?
Bu yaklaşım özellikle kaçınma, kontrol çabası, değerlerden kopma, sosyal kaygı, panik beklentisi, OKB döngüleri, kronik stres ve yaşam yönü kaybı gibi alanlarda yararlı bir çerçeve sunabilir. Yine de hangi yöntemin uygun olduğu kişisel değerlendirme ile belirlenmelidir.
Terapi sürecinde amaç bir yaklaşımın adını uygulamak değil, kişinin sıkıştığı döngüyü doğru anlamaktır. Bazen ACT’nin kabul ve değerler tarafı, bazen BDT’nin yapılandırılmış düşünce-davranış çalışmaları, bazen PBT’nin süreç haritası daha öncelikli olabilir.
Sık Sorulan Sorular
Kabul etmek duyguyu sevmek midir?
Hayır. Kabul, duyguyu sevmek değil; onunla savaşın davranışı yönetmesini azaltmaktır.
Kararlı eylem nasıl belirlenir?
Kişinin değerleri, mevcut kapasitesi, bağlamı ve kaçınma döngüsü dikkate alınarak küçük ve uygulanabilir davranış adımları belirlenir.
Bu terapi yaklaşımında süreç nasıl ilerler?
Kesin süre veya sonuç vaadi doğru değildir. Süreç kişinin zorlanmasına, hedeflerine, uygulama düzeyine ve yaşam koşullarına göre şekillenir.