Kaçınma travmayı nasıl sürdürür
Travmada Kaçınma Döngüsü
Kaçınma, travma sonrası en yaygın baş etme stratejisidir. Kişi hatırlatan yerlerden, insanlardan, duygulardan ve düşüncelerden uzak durur. Kısa vadede rahatlatır ancak uzun vadede korkuyu pekiştirir.
Ücretsiz değerlendirme seansı için yazınKaçınma türleri (durumsal, duygusal, zihinsel)
Kaçınma üç farklı düzeyde görülebilir. Durumsal kaçınma: Travmayı hatırlatan yerler, kişiler, aktivitelerden uzak durma. Duygusal kaçınma: Travmayla ilişkili duyguları hissetmemek için çaba gösterme, duyguları bastırma veya uyuşturma. Zihinsel kaçınma: Travma hakkında düşünmemek, anıları bastırmak, olayı zihinden uzak tutmaya çalışmak. Bu kaçınma türleri sıklıkla iç içe geçer.
Kaçınma döngüsü nasıl işler?
Kaçınma döngüsü kısır bir döngüdür: Tetikleyici bir durumla karşılaşan kişi kaygı hisseder → kaygıyı azaltmak için o durumdan kaçınır → kaçınma kaygıyı kısa vadede azaltır → bu rahatlama kaçınma davranışını pekiştirir → bir sonraki tetikleyicide kaçınma ihtimali artar → tetikleyicilere karşı tolerans azalır ve kaçınılan alan genişler. Zamanla kişinin yaşam alanı giderek daralır.
Kaçınmayı bırakmak ve üstüne gitme
Kaçınma döngüsünü kırmanın en etkili yolu, güvenli ve kademeli bir şekilde korkulan durumların üstüne gitmektir. Bu yaklaşıma maruz bırakma (ekspojür) denir. Önemli olan, kişinin hazır olduğu hızda ilerlemesi ve her adımda baş etme becerilerini kullanmasıdır. Bir terapist eşliğinde yapılan kademeli maruz bırakma, kaçınma döngüsünü kırmada en etkili yöntemdir.
Kaçınma kısa vadede korur, uzun vadede alanı daraltabilir
Travma sonrası kişi bazı yerlerden, konuşmalardan, görüntülerden, kokulardan veya anılardan uzak durmak isteyebilir. Bu kaçınma ilk bakışta koruyucudur; çünkü sistem zaten zorlanmışken yeniden tetiklenmek istemez.
Fakat kaçınma tek başına ana strateji haline geldiğinde hayat giderek daralabilir. Kişi yalnızca travmayı hatırlatan şeylerden değil, ona benzeyebilecek birçok durumdan da uzaklaşmaya başlayabilir. Bu nedenle çalışmada kaçınma yargılanmaz; neyi koruduğu ve neyi daralttığı birlikte anlaşılır.
Üstüne gitme travmada aceleye getirilmemelidir
Travma çalışmasında “üstüne gitmek” kişinin hazır olmadığı bir şeyi zorla anlatması veya kendini bir anda yoğun bir tetikleyiciye maruz bırakması anlamına gelmez. Bu yaklaşım tersine, kişinin temposunu ve güvenlik ihtiyacını dikkate almadığında zorlayıcı olabilir.
Daha sağlıklı çerçeve, kaçınmanın işlevini anlamak ve küçük, güvenli, kademeli adımlarla hareket alanını genişletmektir. Hızdan çok düzen, kontrol hissi ve kişinin sürece katılımı önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Kaçınmak travmayı unutturur mu?
Hayır, kaçınmak travmayı unutturmaz. Aksine, kaçınma travmatik anıların işlenmesini engelleyerek belirtilerin kalıcı hale gelmesine neden olur. Beyin, kaçınılan durumun tehlikeli olduğuna dair bir öğrenme pekiştirir ve korku devam eder.
Tetikleyicilerden kaçınmak kötü mü?
Kısa vadede kaçınmak doğal ve anlaşılabilir bir tepkidir. Ancak uzun vadede kaçınma, tetikleyicilere karşı toleransı azaltır ve yaşam alanını daraltır. Amaç, tetikleyicilerden tamamen kaçınmak değil, onlarla baş edebilmeyi öğrenmektir.
Üstüne gitme nasıl planlanır?
Üstüne gitme, bir terapist rehberliğinde planlanmalıdır. Önce korku hiyerarşisi oluşturulur (en az korkutandan en çok korkutana sıralama). Ardından kademeli olarak, her basamakta baş etme becerileri kullanılarak ilerlenir. Her adım tekrarlanır ve kaygı doğal olarak azalana kadar o basamakta kalınır.